
Linkedin yayın tarihi: 7 Aralık 2018
Storytelling (hikâye anlatımı), dinleyicinizin zekasıyla doğrudan iletişim kurmanızı ve beyninde bir deneyim yaratmanızı sağlayan sanat biçimidir. Bunu doğru yaparsanız, insanlar verilerinizi, başarılarınızı veya amacınızın önemini asla unutmayacaktır.
Sizi sevecekler ve sizin referans verdiğiniz eylem için harekete geçmek isteyeceklerdir. Hikâyelerinizi anlatmadan önce hikâyelerin insan bedeni üzerinde belirli nörolojik etkileri olduğunu bilmenizde fayda var. Bu etkilerin neler olduğunu öğrendiğinizde dinleyicilerinizde ne tür duygu ve düşünceler yaratabileceğinizi ve hikâyenizin hangi olağanüstü deneyimi yaşatabileceğini anlıyorsunuz.
BAŞLAMADAN ÖNCE HIZLI BİR DENEY YAPALIM!
Hikâye anlatımının etkisini anlamak için gözlerinizi bir dakikalığına kapatmanızı ve harika bir hikâye duyduğunuz anı hatırlamanızı istiyorum. Lütfen bu hikâyeyi dinlediğiniz an, beyninizde ve vücudunuzda olan hislere odaklanın. Hatta şimdi hikâyeyi hatırladığınızda bile olan değişimlere odaklanmaya çalışın.
Bu hikâyenin üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, hala hatırlamanız şaşırtıcı değil mi? Bu hikâyeyi hala bu kadar net hatırlamanızın nedeni sizin beyninizde, hormonlarınızda ve tüm vücudunuzda bir deneyim yaratmış olmasıdır.
STORYTELLING, KİTLELERİN BEYNİNİ NASIL ETKİLER?
1- BEYİNDE HAREKETE GEÇEN PARÇALAR: DENEYİM, EMPATİ VE EYLEM
George P. Lakoff’a göre, Amerikalı bilişsel dilbilimci ve filozof, hikâyelerde var olan duyusal dili dinlemek, hikâyeyi gerçekten kendi deneyiminiz haline getiren beyin alanlarını harekete geçirir. Yakın zamanda yapılan çalışmalar, hikâyelerin, beynin başkalarının düşüncelerini ve duygularını anlamamıza yardımcı olan bölümlerini harekete geçirdiğini bulmuştur. Fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (MRI) makineleri, belirli bir dilin (betimsel ve figüratif gibi) eylem ve hareketi kışkırtan nörolojik bölgeleri aydınlattığını göstermektedir. Bu konuda yapılan çalışmalar açıkça bize, hikâyelerin deneyim yaratabileceğini, empati yaratabileceğini ve eyleme teşvik edebileceğini gösteriyor. Bunların tümü, iletişim kurdukları hedef kitlelere ulaşmak isteyen organizasyonların temel amacı olmalıdır.
2-DOPAMİN: Hatırlama ve motive olma
Güçlü ve duygusal hikâyeler duyduğumuzda, beynimiz dopamin salgılar. Bu durum, deneyimi daha doğru bir şekilde hatırlamamıza yardımcı olur. Dopamin ayrıca, odak ve konsantrasyonumuzu güçlendiren motivasyon hormonudur. Hedeflerimize ulaşabilmemiz için bizi aşağı çeken dürtülere direnip ilerlememizi sağlar. Dinleyicilerinize sunacağınız veriler, onların beyinlerine dopamin salgılattıran harika bir hikâyeye sahipse, verilerinizin hatırlanma şansı önemli ölçüde artar. Bundan adınız kadar emin olabilirsiniz.
3- OKSİTOSİN: Sevgi ve işbirliği
Son olarak, insan vücudunun ürettiği hormanların en önemlisi ve en iyisi oksitosin’dir. Beynimiz karakter odaklı bir hikâyeyi dinledikten sonra oksitosin üretir. Ayrıca, buna aşk hormonu da denir. Oksitosin, hikâyesini duyduğumuz karaktere kalben bağlanmamızı ve onunla işbirliği içine girmemizi teşvik eder.
Beynimizin başka ne zamanlarda oksitosin salgıladığını biliyor musunuz? Birine sarıldığımızda ya da seviştiğimizde.
Başka hangi durumdayken oksitosine ihtiyaç duyarız? Doğum yaparken! Doğurmak için vücudunuzun kasılmalarla harekete geçmesi gerekir. Bu hareketin başlayabilmesi için beyninizin oksitosin salgılaması şarttır. Doğum anında beyniniz oksitosin üretmiyorsa, size oksitosin hormonu serumu verilmelidir. Aksi halde doğum yapamazsınız.
Aklınızda bulunsun!
Eğer gebe bir kadının doğumuna eşlik edecekseniz, kolay doğum için cebinize ona anlatacak harika bir hikâye koyun.
Ya da değişim yaratmak için kitlelere seslenecek ve bu değişim için onları bazı eylemlere teşvik edecekseniz orada da harika bir hikâye ihtiyaç duyacaksınız.
SÖZÜN KISASI…
Dinleyenleriniz için harika, dikkate değer bir hikâye anlatmayı başarırsanız, yalnızca verilerinizi iletmeyecek veya amacınızı tanıtmayacak, aynı zamanda onlar için dikkate değer bir deneyim oluşturacaksınız. Sizinle ya da organizasyonunuzla sonsuza dek hatırlayacakları, empati ve sempati ilişkisi kuracaklar. Onlara sunduğunuz şey her neyse, bunda olumlu bir değişim yaratmak için sizinle işbirliği yapmaya istekli olacaklar ve en önemlisi, amacınızı desteklemek için buna finansal katkı vermeye de gönüllü olacaklardır.
