Linkedin yayın tarihi: 17 Mayıs 2020

Bazen dünyada en gerçek şeyler çıplak gözle göremediklerimizdir.
Aynen şu anda dünyayı sarsan Covid-19 gibi. Onun mikroskop altında görünen şeklini alıp, zihnimizde bize yapabileceklerini canlandırıp, bundan memnun olmadığımız için ondan korunuyoruz. Bu karantina günlerinin, yeni hijyen algısının, evden çalışmaların bizi yeni normale nasıl taşıyacağını hayal ediyoruz.
Aslında yapıyor olduğumuz şey; zihinde canlandırma ve onu somutlaştırma- hayallerden oluşanı gerçeğe dönüştürme.
Albert Einstein’ın dediği gibi; “Her şey enerjidir ve her şey yalnızca bundan ibarettir. Sahip olmayı istediğiniz gerçekliğin frekansına uyumlandığınızda artık yapacak bir şey yoktur, o gerçeklik size ait olur. Bundan başka bir yol yoktur. Bunun adı felsefe değil, fiziktir.”

Yaratıcı görselleştirme, hedeflerinizi ve hayallerinizi hayata geçirmek için hayal gücünü kullanan zihinsel bir tekniktir.

Hayatınızı iyileştirebilir ve çekim alanınıza başarıyı, sağlığı ve refahı taşır. Bu bir güçtür. Bu gücü yaratmak için;
• Yaşam alanınızı dönüştürün; çiçekler, anısı olan objeler, rahat bir koltuk…
• Yaşam tarzınızı geliştirin; daha çok sanat, müzik, kitap…
• Sevgiyi hayatınıza davet edin; insan, hayvan, bitki…
• Sağlığınızı ve mutluluğunuzu arttırın; sağlıklı yiyecekler, fiziksel hareket ve pozitif düşünce…
• İstediğiniz şeklin görselini yaratın; hayal edilen başarı/arzulanan tatil/bol kazançlı iş…
Yaratıcı görselleştirme zihnin gücünü kullanır ki bu güç, aslında her başarının arkasında yatan potansiyeldir.

Görselleştirmenin Gücü
Hiç gündüz vakti gözleriniz açıkken, önünüzde yapmanız gereken işten kaçmak için hayallere daldığınız oldu mu? Çoğu zaman geçmişi düşünüp kaçan fırsatlarla gerçekleşebileceklerin hayalini kurar insan. İşte bu durum demek istediğim zihinde görselleştirmeye çok yakın bir tarif- hayal kurmanın tek farkı, bilinçaltınızın kapılarını açarak orada birikenleri, ne olursa olsun, dışarı salıvermektir. Zihinde görselleştirme ise, daha bilinçli bir durumdur. Bir niyetle yola çıktığınız ve yapıyı bilinçle kurduğunuz bir eylemdir. Başarılı bir zihinsel görselleştirmenin asıl besleyeni, beş duyunun yer aldığı bir hikayeyi zihinde oluşturmaktır. Böylece bu görsele duygularınızla da bağlanırsınız.
Görselleştirme, bilinçsiz zihninizin düşünme biçimini etkilemek ve yeniden programlamak için kullanabileceğiniz birçok işlemde çok önemli bir rol oynar, çünkü temel dil; görüntülerdir.
Araştırmalar, düşüncelerin eylemlerle aynı zihinsel talimatları ürettiğini göstermektedir; zihinsel görüntüler beyninizdeki dikkat, algı, planlama ve hafıza gibi birçok süreci etkiler.
Başka bir deyişle, beyin bir eylem düşüncesi ile gerçek bir eylem arasında hiçbir fark görmez. Bir eylem gerçekleştirdiğinizde, belirli sinir yolları uyarılır ve vücutta belirli kimyasallar üretilir. Aynı fizyolojik değişiklikler, bu eylemi gerçekleştirdiğinizi görselleştirdiğinizde de ortaya çıkar.

Zihin ve Beden Bağlantısı
Zihin ve beden bağlantısı, hayatınızın her alanını iyileştirmek için görselleştirmeyi kullanmanızı sağlayan düşünce ve davranışlar arasındaki bağlantıdır. Bu nedenle görselleştirme, zihninizde hayal ettiğiniz her şeyi yaratabileceğiniz oluşturma uygulamalarında çok önemlidir.
Alıştırmalar yaparak zihninizin ürettiği düşüncelere hükmedebilirsiniz. Düşüncelerinizin ne kadar güçlü olduğunu fark ettiyseniz, bir daha asla olumsuz bir düşünce üretmezsiniz. Bunu bilinçli olarak yapmaya niyet etmeseniz de, bilinçsiz zihniniz 7/24 uyanıktır ve her zaman içsel konuşmalarınıza kulak misafiri olur.
Deepak Chopra, Hint asıllı Amerikalı hekim ve alternatif tıp uzmanı, zihnin ve bedenin paralel evrenlerde olduğunu söyler. Zihinsel evrende olan her şey fiziksel olanda da izler bırakır. Vücudunuzdaki hücreler zihninizin söylediği her şeye tepki verir. Eğer olumsuz düşünceler iç gözleminizi ele geçirirse bağışıklık sisteminiz düşecektir.

Aklındaki Son Şeyle Başlayın!
Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı’nın yazarı Stephen Covey, kitabında, varış noktasını net bir şekilde anlayarak işe başlamak için, akıldaki son şeyle yolculuğa başlanmasının etkisinden söz eder. “Şimdi” nereye gittiğini daha iyi anlamanın yolu, attığın adımların her zaman doğru yönde olması için nereye gittiğini bilmekten geçer.
Başarılı görselleştirme, sonun akılda tutulmasıdır; süreci değil, sondaki hedefi görselleştirmektir. Son hedef, tüm duyular dahil olmak üzere mümkün olduğunca çok ayrıntıyla gösterilmelidir:
Ne görüyorum?
Ne duyuyorum?
Ne hissediyorum?
Ne kokluyorum?
Ne tadıyorum?
Görselleştirdiğiniz şeyin duyguları veya hissi ne kadar güçlü olursa, inancınız o kadar güçlü olur.

Tekrar, Tekrar, Tekrar…
Bilinçsiz zihniniz tekrar uyguladığınız düşünceleri kabul edecek ve zamanla zihniyetinizi buna göre değiştirecektir. Bu şekilde düşüncelerinizi oluşturan nöron bağlantılarınız yeni alışkanlıklar yaratacak veya eski alışkanlık/eylemleri dönüştürecektir.
Düşüncelerinizi ve zihinsel imgelerinizi değiştirerek, gerçek algınızı değiştirebilir ve dünyanızı yeniden şekillendirebilirsiniz.

Yarattığınız Görselle Bir Olun!
Sürekli olarak zihninizdeki bir görüntüye odaklandığınızda, vücudunuzdaki her hücre bu görüntüye dahil olur. Hem fiziksel hem de fiziksel olmayan bir seviyede, bu frekansla uyumlu olan her şeyle titreşir ve yankılanırsınız. Bu frekans sizi görüntüye doğru taşır; istenen görüntünün yaratılması için gereken her şeyi size doğru taşır.
Görselleştirme basittir – istediğinizi zihninizde canlandırmak için her gün beş dakikanızı ayırmanız bile yeterli olabilir. Gözlerinizi kapatın ve hayaliniz gerçekleştiğinde tam olarak neye bakacağınızı hayal edin. Gözlerinizle ideal sonuca baktığınızı hayal edin. Gördüğünüz resmi tüm duygularınızla canlandırın, onu rengarenk boyayın, tam olarak o resmin içinde nerede durmak istediğinize karar verin. Yarattığınız resmin bir parçası olmak, istediğiniz şeye ulaşmanızı kolaylaştıracaktır, bunu unutmayın!
Görselleştirme aynı zamanda bilinçaltınızda neler olup bittiğini belirlemenin harika bir yoludur – dış dünyanızda yaşananlar aslında içinizde gizli zihinsel dünyanızdakilerin aynasıdır ve görmek inanmaktır.
İçimizdeki çocuğun elini tuttuğumuzda zihnimiz bize başarı için doğru olan yolu; hayalleri hediye eder. Bu hayallere yeteri kadar inanırsak da onlar bizim gerçeğimiz olurlar. Çocuk kitaplarında favori yazarlarım arasında olan Roald Dahl’ın bir sözüyle bitirmek istiyorum yazımı…”Sihire inanmayanlar onu asla bulamayacaklar”
Hayallerin sihrine inanarak yazdığım “Hayalleriyle Öğrenen Çocuk” kitabımı tüm ebeveynlere, öğretmenlere, koçlara vehayallerle yollarını kesiştirmek isteyenlere öneririm.

Sağlıkla ve hayallerle kalın!

Yorum bırakın