
Linkedin Yayın tarihi: 21 Ekim 2021
2002 yılında koçlukta süpervizyonun gerekliliği konusundaki tartışmalar değişmeye başladı. Başta İngiltere olmak üzere Amerika Birleşik Devletleri’ndeki bazı profesyonel koçluk organizasyonları ve profesyonel kuruluşlar, tüm koçların eğitimli ve kalifiye süpervizörlerden süpervizyon alması gerektiğini konuşmaya başladılar. Üzerinden çok zaman geçmeden koçlara, mentorluk ve süpervizyon vermek isteyen kişiler için sertifikalı bir eğitim programı hazırlanmaya başlandı.
Yolun başındaki ilk inanç, “Mentor ve koç mesleklerindeki kişilerin süpervizyonu söz konusu olduğunda diğer yardım meslekleri ile pek çok ortak yönü olduğu.” idi.
Ancak, koçluk ve mentorluk süpervizyon çalışmaları, öncelikle bireysel bir müşteriye odaklandığında önemli ölçüde farklılıklar gösteriyordu.
İş temelli koçların ve mentorların aslında her zaman 3 tip müşterisi vardır;
· Koçluk yapılan kişi
· Çalıştıkları kuruluş
· Kendileri ve kuruluşları arasındaki ilişki
İkinci inanç ise, “Bir süpervizör iyi bir süpervizör olmayı sınıfta oturarak değil, aktif öğrenme döngüleri ile gerçekleştirebilir” idi.
Bu nedenle, aktif öğrenmeyi sağlamak için süpervizör eğitimlerinde Triad (üçlü grup) çalışmaları yapılır. Süpervizör, süpervizyon alan ve gölge süpervizör (gözlemci)’den oluşan üç kişilik gruplar, birbirlerine, belirlenen zaman içinde, gerçek konuları üzerinden süpervizyon vererek çok sayıda pratik yaparlar.
Kursiyer süpervizörler eğitim modüllerini takip ederlerken, eğitim dışında kendi zamanlarında da minimum 50-60 saatlik süpervizyon uygulaması yaparlar. Bunun yanısıra, eğitmen süpervizörlerden 10 saatlik birebir süpervizyon da alırlar. Bu birebir süpervizyon seanslarındaki amaç, bireysel öğrenmelerini en üst düzeye çıkarmalarına yardımcı olmaktır. Çünkü, yapılan süpervizyonlarla ilgili süpervizyon almak, süpervizör geliştirmenin temel bir parçasıdır.
Göz Danışmanlık ve Koçluk çatısı altında, 3 ay önce Türkiye’de Koçluk Süpervizyonunu geliştirmek ve yaygınlaştırmak için bir ilke imza attığım için mutluyum. Türkçe dilinde hazırladığım ve İngilizce kaynaklarla desteklediğim, 6 aylık Koçluk Süpervizyon eğitim programımla, usta koçları, Koçluk Süpervizörü olma yolunda gönüllendiriyorum.
2017 yılında, AC Süpervizör akreditasyonu sahibi, değerli Marie Faire’den aldığım Koçluk Süpervizyonu eğitimimin ardından, son iki yıldır uluslararası koçluk süpervizyon eğitimleri veren Beyond Partners firması ile çalışıyorum. Bu süreç içinde insan, koç ve koç süpervizörü olarak yaşadığım farkındalıklarla ve edindiğim bilgilerle, hazırladığım eğitim programını, Türk kültürü ile harmanlayarak şimdi Türk koçlarına sunuyorum.
On yıla yaklaşan koçluk kariyerimde, iyi bir koç veya iyi bir koç süpervizörü olmanın temelinde yatan şeyin ne olduğunu çözmeye çalıştım. Geldiğim noktada, iyi bir koç veya iyi bir koç süpervizörü olmanın temelinde, akademik bilgi, teoriler ve modeller kolleksiyonu ya da zengin araç ve teknikler cephaneliğinin yatmadığını, asıl temeli oluşturan şeyin, kişinin bir başkası için tam olarak mevcut olması ve gerek kendi gerekse hizmet verdiği kişilerin insan kapasitesini sürekli geliştirmeye kendini adamasının olduğuna kanaat getirdim.
Bu düşüncelerle şu an durduğum yer, süpervizyonun “ acımasız merhamet” ile hareket eden bir yapı olduğuna inandığım zemindir. Bir koç süpervizörü yalnızca müşterilerine değil, aynı zamanda dünyada yaptığı işe ve bunu yapış şekline de acımasız bir merhametle yaklaşır.
Sonuçta süpervizyon, çalışmalar sırasında çoklukla ortaya çıkan ve kişiyi ele geçiren korku ve endişelerin üstesinden gelinmesini de içerir. İşte bu gereksinimden dolayı, koç süpervizörleri müşterilerilerine cesurca hareket edebilmeleri için acımasız merhametleri ile güç vermelidir.
Süpervizyon ilişkisi, Koç ve Süpervizör arasında güvene ve ortak işbirliğine dayalı bir süreçtir. Süpervizörün, süpervizyonu, sadece koçu mesleki alanda geliştirme prensipleriyle yürütülen bir faaliyet alanı olarak görmemesi önemlidir. Süpervizyon; koç için, onun uygulama kalitesini arttıran, kapasitesini ve kabiliyetini sürekli geliştiren ve üstlendiği mevcut ve gelecekteki işler için kendine yeterli kaynak sağlandığından emin olduğu bir faaliyetidir.
Bu bakış açısı ile, Koç Süpervizörleri için hazırlanan eğitim ve geliştirme programlarında, öğrenci süpervizörler, kendileri ve gelecekteki müşterileri için ihtiyaç duydukları değerleri gerçekleştirmeye yönelik sorumluluklarını kavramalı ve bu sorumlulukları nasıl alacaklarına dair rehberlik almalıdırlar. (bkz. Carroll & Gilbert, 2011; Hawkins & Smith, 2013; Chapters 12-13; Clutterbuck ve diğerleri, 2016)
Hawkins ve Shohet, 2012 yılında, bir öğrenme sürecinde, süpervizyonun oynadığı rolün önemini tanımlamıştır. Süpervizyon, çok uzun bir süre, profesyonel topluluğun yaşlıları tarafından aynı meslekteki çırakların ve acemilerin; uygulamalarını, davranışlarını, anlayışlarını, algılarını, duygularını ve motivasyonlarını şekillendiren, kültürel bir sosyalleşme süreci olarak algılanmıştır.
Süpervizyona bu yaklaşım, süpervizyon alan kişinin öğrenmesini, süpervizyon ve koçluk mesleğinin daha kıdemli üyeleri tarafından önceden yapılan keşiflerlerle sınırlayabilir. Bu durum da, hem müşterilerin koçlarla, hem de koçların süpervizörlerle olan ilişkilerinde yaşanan yeni zorlukların göz ardı edilmesine, mesleğin yerleşik uygulamalarında kısıtlı kalınmasına yol açabilir.
Eğer biz koçluk süpervizyonu aracılığı ile, mesleki kültürlerini sürekli yenileyen, profesyonel bünyenin gelişimi ve öğrenmesi için çabalayan profesyoneller yaratacak isek, koç süpervizörlerini kültürel evrimi özgür bırakan ve sisteme temiz havanın girmesini sağlayan akciğerler olarak yetiştirmeliyiz.
Süpervizyon, öğrenmenin üç benzersiz deneyim alanı arasındaki etkileşimi ortaya çıkarmaya izin verecek şekilde uygulanmalıdır.
· Müşterinin durumu ve bağlamı
· Süpervizyon alan koçun deneyimi ve anlayışı
· Süpervizörün deneyimi ve anlayışı
Koçluk Süpervizyonu eğitimi almayan süpervizörlerin yaptığı çalışmalarda, önceden var olan düşüncelerin ve bilgilerin tekrarlandığını çok sık görüyoruz. Karşılaşılan senaryo genelde şöyle ilerlemektedir; süpervizyon alan kişi, müşterisi hakkında o an ne düşündüğünü ve bildiğini süpervizörüne söyler ve süpervizör de benzer müşteriler hakkında önceden var olan bilgilerini onunla paylaşır.
Oysa ki süpervizyon; yeni öğrenmenin, müşterileri, müşterinin organizasyonunu ve paydaşlarını, koçu, süpervizörü ve koçluk mesleğini şekillendirdiği, birlikte yaratıcı ve üretken bir düşünme yeri olmalıdır.
Koçluk süpervizyonu ile ilgili düşüncelerinizi tetikleyecek bazı soruları sizin için buraya bırakmak istiyorum…
Siz süpervizyonu nasıl tanımlarsınız?
Süpervizyon kime ve neye hizmet eder?
Süpervizör ve süpervizyon alan arasında nasıl bir sözleşme gerçekleşir ve işbirliğine dayalı bir ortaklık nasıl kurulur?
Süpervizyonun faydalarını, müşteri ve kurumu için yarattığı değerleri nasıl tarif edersiniz?
Cevaplarınızı ozarin.gunay@gmail.com adresine ulaştırdığınızda, büyük bir ilgi ile okuyacağımı ve varsa sorularınızı keyifle cevaplayacağımı bilmenizi isterim.
Keşkesiz bir hayat ve sağlıklı günler dilerim.
Günay Özarın Öztürk /GÖZ Danışmanlık ve Koçluk
