Geçtiğimiz günlerde Association for Coaching’in organize ettiği iki günlük online bir konferansa katıldım. Dünyanın dört bir tarafından katılan konuşmacılarla ve katılımcılarla yapay zeka, teknoloji ve koçluk üzerine konuştuk. Bilgi dolu, merak uyandıran ve yeni araştırmalar yapmam için bana ilham veren bu güzel konferansta emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Konferansta konuşulanları ve bendeki iz düşümünü sizlerle paylaşmak isterim.

Günümüzde teknoloji, hayatımızın her alanında etkili bir şekilde kullanılıyor. İş dünyasında da teknolojinin etkisi oldukça büyük. Bu etkileşimde, yapay zeka teknolojileri de önemli bir rol oynamaktadır. Ancak, teknolojinin insan faktörünü tamamen ortadan kaldıracağı düşüncesi yanıltıcı olabilir. Profesyonel koçluktaki süreçler, insan faktörünün oldukça ağır bastığı; uyum, empati, özgünlük, gibi insana ait durumların sıkça kullanılarak, bireylerin ve organizasyonların hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmak için kullanılır.

Teknoloji ve Yapay Zeka ile Profesyonel Koçluk Arasında Nasıl Bir Sinerji Yaratılabilir?

Koçluk, bireylerin potansiyellerini keşfetmelerine, hedeflerini belirlemelerine ve bu hedeflere ulaşmalarına destek olur. Yapay zeka ise, veri analizi, öğrenme ve karar verme gibi süreçleri otomatikleştiren bir teknolojidir. Aslında,teknoloji ve yapay zeka ile profesyonel koçluk arasında bir sinerji yaratılabilir. Yapay zeka, büyük veri analizi yaparak bireylerin ve organizasyonların ihtiyaçlarını daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir. Bu sayede, koçluk süreci daha etkili bir şekilde yönetilebilir. Örneğin, yapay zeka algoritmaları, bireylerin güçlü ve zayıf yönlerini belirleyebilir ve buna göre kişiselleştirilmiş koçluk programları oluşturabilir. Zaten günümüzde koçlar, koçluk süreçlerinde çeşitli kişilik envanter testlerini kullanmaktadırlar.

Yapay zeka ayrıca, koçluk sürecinde geri bildirim sağlama ve ilerlemeyi takip etme konularında da yardımcı olabilir. Yapay zeka teknolojileri, bireylerin performansını analiz edebilir ve geri bildirimlerde bulunabilir. Bu sayede, koçluk süreci daha objektif ve veriye dayalı bir şekilde ilerleyebilir. Ancak, konferanstaki yapay zeka ile koçluk demo tecrübelerime dayanarak diyebilirim ki, teknolojinin ve yapay zekanın insan faktörünü tamamen ortadan kaldırması mümkün görünmüyor. Profesyonel koçluk, insanların duygusal ve motivasyonel ihtiyaçlarına odaklanır. İnsanlar, bir koçla birebir iletişim kurarak sorunlarını paylaşmak, destek almak ve ilerlemek isterler. Konferansta koç avatar ile yaptığım koçluk görüşmesi, koçluktan çok mentorluk tadındaydı. Sorduğum sorulara bilgiye dayalı, didaktik yanıtlar veren avatar, yüzünde beni anladığına dair görmek istediğim doğal mimiklerden de yoksundu. Hatta söylediği ile uyumsuz, tekrarlayan aynı hareketleri bir süre sonra canımı bile sıktı.

Konferans bitiminde, “Ben şimdi ne öğrendim, ne düşündüm, neyi nasıl algıladım…?” gibi bir dizi soru sordum. Bazı cevaplar şöyle…Mevcut durumda, pandeminin de etkisiyle, koçlar teknolojiyi eskiye göre daha çok kullanıyorlar. Zoom görüşmeleri, online koçluk araçları, Mural gibi ortak çalışma alanları vb. Bizi konfor alanımızdan çıkaran ve yeni çözümler üretmemizi sağlayan Pandemi teknolojisi şimdi yapay zekanın da devreye girmesi ile yine konforları zorlayacak gibi. Aslında gelişim için konfor alanımızdan kaybolmadan çıkmak da çok iyi olur bizler için. Teknoloji ve yapay zeka, koçluk sürecini destekleyen araçlar olarak kullanılabilir ve bununla birlikte bize sağlayacağı faydaları, riskleri ve yaratacağı etik ikilemleri daha derinden düşünmeliyiz.

Özellikle aklıma takılan sorular …

Teknolojiye dair bilmediğim kavramların ve kısaltmaların peşine düştüğümde öğrendiklerimin yarattığı sorulara geçmeden bir iki teknoloji kısaltmasının açılımını sizlerle paylaşmak isterim.

AR (Augmented Reality)- Artırılmış Gerçeklik; AR, bir telefon veya gözlük ya da kulaklık gibi başa takılan bir cihaz aracılığıyla dijital içeriği gerçek dünyanın üzerine yerleştiren bir teknoloji.

VR (Virtual Reality)- Sanal Gerçeklik; VR, kullanıcıyı ister gerçek hayattaki bir duruma ister yaratıcı bir hayali deneyime daldırsın, inandırıcı deneyimler yaratmak için kullanıcıyı sanal bir ortama sokmak demektir.

MR (Mixed Reality) Karma Gerçeklik; MR, bir dizi kamera ve sensör aracılığıyla gerçek dünyayı yakalayarak ve ardından gözünüzün önündeki bir ekrana yansıtarak hem AR hem de VR’nin en iyi özelliklerini bir araya getirir. MR’da sanal nesneler, tamamen yeni deneyimler için sorunsuz bir şekilde gerçekliğe entegre edilir.

XR (Extended Reality) Genişletilmiş Gerçeklik; XR yukarıdakilerin tümünü, metaverse ise XR etrafında dönen ekosistemi ifade eder. Arkadaşlarınızla buluşmak, egzersiz yapmak, oyun oynamak ve çalışmak için bir dizüstü bilgisayar, akıllı telefon veya kulaklık aracılığıyla her yerden erişebileceğiniz bir 3D internet düşünün. İşte XR bunu sağlar.

Şimdi gelsin sorular…

Koç olarak bizim gerçek işimiz, “danışanın düşünme alanını korumak ve gelişmesini sağlamak” ancak bu kuluçka evresindeki, hızlı hareket eden teknolojik alan, gerçek düşünme derinliğini koçluktaki her iki taraf için de mümkün kılabilecek mi?

Yapay zeka ile oluşturulan koçluk ilişkisi, insan insana yapılan koçluklardaki özgünlük, bütünlük, uyum, mevcudiyet ve kırılganlık özellikleriyle oluşturdukları ilişki kadar gerçek olacak mı?

Koçluk eğitimlerine “Koçların kullanabilecekleri teknolojiler” bilgisi eklenebilir mi? Hatta bu eğitimlerde koçların teknolojiyi daha iyi anlamasını sağlamak için bazı teknolojik terimlerin açıklamaları da yer alabilir mi?

Tüm bu teknolojilerin, koçlukta sorununa olası çözümler arayan bir danışan tarafından koç eşliğinde kullanıldığını düşünün! Bulduğu çözümlerin kendi üzerindeki etkisini bu teknolojilerle kavrayıp koçla bu farkındalığının üzerine konuşsa neler olur?

Bir eğitim koçu olarak, sanal gerçeklikte toplanma alanı sunan “getmibo.com” gibi programlar bilgisayar oyunlarını seven çocuklarla yapacağım koçluklarda ne kadar işime yarar?

Kapanış

Gartner tarafından yapılan bir araştırmaya göre 2026 yılında dünyadaki insanların %25’i en azından bir saatlerini metaverse aktivitelerinde harcayacaklarmış. Bu ve bunun gibi araştırmaları takip etmeyi önemsiyorum.

İnsan tarafından yaratılan yapay zeka, insan yetkinlikleri üzerine düşünmeye başlamışken ve hatta bunları test etme yoluna bile girmişken, bu teknolojilerden uzak kalmadan gelişimine destek olmalıyız diye düşünüyorum. Teknolojinin insana yardımcı olan özelliği ile bizi yutmadan, yaratıcılığımızı arttıracak bir araç olarak hayatlarımızda var olmasını diliyorum. Çok yakın bir gelecekte dijital uygulamalarla daha sıkı arkadaşlıklar kurmamız gerekecek. Arkadaşımız her ne kadar şaka ve empati kabiliyetinden yoksun olsa da öğrenmeye açık biri olacak.  

Sonuç olarak geldiğim noktada, insan kontrolünde ilerleyen teknoloji ve yapay zeka, koçluk sürecini destekleyen araçlar olarak kullanılabilir ama mutlaka insan faktörüyle birlikte değerlendirilmelidir.

Teknoloji ile kalınız. Sevgiler

Yorum bırakın