
- Göz Koçluk Kurucusu
- AC Türkiye Yetenek Başkanı
- Süpervizör Akreditasyon Değerlendiricisi
- ACCS / Koç Akreditasyon Değerlendiricisi
- ACS / Akredite Koç Süpervizörü ve Eğitmeni
- ICF Koç Mentörü ve Eğitmeni
- ACPC/ AC Akredite Koç
- PCC / ICF Akredite Koç
- Eğitim Koçu ve Eğitmeni
- Eğitim Sistemleri Uzmanı
- Storytelling Koçu ve Eğitmeni
- Yazar
- Konuşmacı
Çocukluğumu düşündüğümde…En sevdiğim oyuncağımın babamın aldığı cambaz olduğunu hatırlıyorum. Bıkmadan usanmadan nasıl dengede kalıp döndüğüne bakar dururdum. Sonra dedemin anlattığı masalları hatırlıyorum… Kah gerçek kah kurgu olurdu. Dedem ata bindiğinde arkasına atlayan, yorulduğunda Selanik’teki köyünde çeşmenin yanındaki ulu çınarın altına onunla oturan bendim. Hayat, macera dolu bir hikayeydi o zamanlar benim için. Hoş bu gerçek büyüyünce de pek değişmedi.
Kendi dengesini bulmaya çalışan ve terör ortamı yüzünden evine en yakın okul olan Ticaret Lisesi’ni seçtirilen bir genç olarak hikayelerden kopmayacağım bir yol seçmeye karar verdim. Şanslıydım ki, Boğaziçi Üniversitesi’nde okuduğum Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü beni hikayelerime tekrar kavuşturdu. Macera dolu hikayelerimi yaşamak için, okurken çalıştım ve para kazanmak neymiş onu öğrendim. Mezuniyet sonrası paranın peşine düştüğüm yıllarda, yurt dışında pazarlama eğitimi aldım, sonra memlekete dönüp tomarla parayı pazarlama müdürü kisvesiyle kazandım.
Okuldan sevdiğim, temiz kalpli bir gençle 1995’te evlendim ve 1997 yılında «Anneliğe hazırım artık» dediğimde bir kızım oldu. Adını Cansu koydum. Gerçekten canımın suyu olduğunu ise 99 yılında öğrendim. 18 ağustos 1999 saat gece 03:02 İzmit depreminde kafama kocaman bir saksı düştü. Saksıdan çıkan not «Parayı bırak, kızına bak!» diyordu. Bu notu alıp yeni yazmaya başlayacağım temiz bir defterin ilk sayfasına yapıştırdım. Sonra öğretmenlik kariyerime başladım.
Türkiye’de muhteşem öğrencilere Edebiyat ve İngilizce öğretmenliği yaptım. Bunun dahası olmalı merakı ile İngiltere’ye gittim. Anlattığım yaşam hikayem sayesinde, 6 yıl bir İngiliz Devlet okulunda öğretmenlik yaptım. Lise diplomamı yeterli bulmayan İngiliz sistemini ikna etmek için, uluslararası bir üniversite mezunu olmama rağmen, 33 yaşımda İngiliz Lise diplomamı aldım. Ardından, Middlesex Üniversite’sinden 20 kalın dosyaya sığan öğretmenlik kanıtlarımla “Uluslararası Öğretmenlik” diplomamı verdiler elime. İngiliz Milli Eğitim’inde Türkçe’yi öğretilebilir yabancı dil statüsüne yerleştirdikten sonra artık uzak diyarlarda olmaya gerek görmedim. Okul koridorlarında öğrencilerimin “Miss Günay” nidalarını çok özleyeceğimi bilerek ülkeme geri döndüm.
2008’de Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretmenliğe başladım ve pandemiye kadar bu görevi icra ettim.
2012 yılında kızımın “Anne! Kalın çoraplarımı hazırla, ben potansiyelimin en üst seviyesine çıkmaya gidiyorum” diyerek eğitimi için Kanada’ya gidişiyle azalan hayatımı koçluk eğitimi alarak çoğalttım. Öğretmenleri, ebeveynleri ve çocukları kapsayan pek çok sosyal sorumluluk projesinde çalıştım ve halen çalışıyorum. “Bu koçluğun dahası varmış” diyerek çıktığım yolda PCC, PC ve Koç Süpervizörü akreditasyonlarımı aldım. Türkiye’de İngiliz kökenli koçluk federasyonu olan AC’nin kurulmasında aktif rol oynadım. Halen AC Konseyinde Yetenek ve Aidiyet Başkanlığı görevimi sürdürüyorum.
Kendi yazdığım Eğitim koçluğu ve hikaye anlatıcılığı eğitimlerini veriyor ve yeni koçların eğitimlerine katkı sağlıyorum. Maceralarımı ve önem verdiğim şeyleri «Hayalleriyle Öğrenen Çocuk» isimli kişisel gelişim odaklı kitabımda hikayelere sararak anlattım. Yaşam boyu öğrenmeye inanır, «Olmadım çünkü daha ölmedim» mottosuyla yaşarım. Hayatımı, duyularımı ve duygularımı hissetmeye önem vererek ve ilk oyuncağım, cambaz, gibi dengede kalmaya özen gösterek yaşayan biriyim. Ya siz?
